NAMIK ERDOGAN KİMDİR ?

Erdoğan Suikasti Belgesi Küçük'te



Susurlukçular tarafından öldürüldüğü sanılan Sağlık Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkan Yardımcısı Namık Erdoğan'la ilgili belge Veli Küçük'te çıktı.




Ergenekon terör örgütünün kurucusu olmak suçlamasıyla tutuklanan emekli Tuğgeneral Veli Küçük'ün evinde bulunan 'Şirket ve Köstebekler' adlı belgede, Türkiye üzerinden yürütülen uyuşturucu trafiği ve Namık Erdoğan suikastıyla ilgili çarpıcı bilgiler yer alıyor.

Belgeye göre Susurlukçular tarafından öldürüldüğü sanılan Sağlık Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkan Yardımcısı Namık Erdoğan'ın, Türkiye'deki uyuşturucu tacirlerinin suikastına kurban gittiği ifade ediliyor.

Erdoğan'ın 10 Mayıs 1994 tarihinde kaçırılmasının ardından öldürülmesi konusunda birçok spekülasyon üretilmesine karşılık, sır perdesinin aralanamadığı belirtilerek, şu ifadelere yer veriliyor: "Namık Erdoğan'ın öldürülmesi öncesi pek çok telefon tehditleri aldığı yakınlarınca söylendi. Tehdit ediliyordu çünkü; (görevi gereği) eroin üretiminde kullanılan asitlerin Türkiye'ye kimler adına ve ne miktarda girdiğinin belgeleri arasında yaşıyordu."

EROİN TACİRLERİNİ ÖĞRENDİ

Belgede, Sağlık Bakanlığı'ndan eroin yapımında kullanılan asit ithal izin belgelerini kimlerin aldığını ortaya çıkartacak bilgilerin Namık Erdoğan'ın eline geçtiği ifade ediliyor.

"Bir gerçeği görmüştü: Ankara'nın uluslararası oligarşik çete üyelerine uzanan zincirin halkalarında yer alanları, isim isim gözler önüne seren liste onun elindeydi" ifadeleri yer alan belgede, 'Bu görmemesi gereken gerçek, az önce yukarıda özetle ifadeye çalıştığım, eroin üretiminde kullanılan 'asit trafiği' idi. Ölüdürülmeden önce kaçırılmasının nedeni de, elindeki belgeleri yok etme amacı taşıyordu. Belgeler ortadan kaldırılıp temizlendikten sonra, Namık Erdoğan öldürüldü" deniliyor.

SUSURLUK İZLERİ VAR

Namık Erdoğan'ın öldürülmesine yönelik iddialarda tüm şüpheler Susurluk çetesi üzerine yoğunlaştı. Suikasta giden sürecin, Susurluk sanıklarından Haluk Kırcı'nın dört arkadaşıyla birlikte bir şirket kurmasıyla başladığı iddia edildi. Kırcı'nın, aralarında Abdullah Çatlı'nın kardeşi Zeki Çatlı'nın ve Bahçelievler katliamı sanıklarından Ahmet Ercüment Gedikli'nin de bulunduğu dört ortağıyla birlikte kurduğu Promesse Tıbbi Malzeme ve Tekstil Sanayi Ticaret Limited Şirketi'yle Sağlık Bakanlığı ihalelerine girdiği tespit edildi.

Kırcı'nın ihalelere giren diğer şirketlere baskı uyguladığı, bakanlık personeline rüşvet dağıttığı iddialarıyla ilgili olarak 1994 yılında Sağlık Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkan Yardımcısı Namık Erdoğan'ın soruşturma açtığı anlaşıldı. Erdoğan, elindeki soruşturma dosyasını tamamlamadan kaçırılarak öldürülmüştü. Katiller, cinayetten sonra Erdoğan'ın çantasındaki soruşturma dosyasını da alarak kayıplara karıştığı iddia edildi.

ÖLÜ ADINA EVRAK DÜZENLEYiN

Belgede, Namık Erdoğan'ı ölüme götüren, Türkiye'deki uyuşturucu ticaretinin nasıl gerçekleştirildiği de anlatılıyor. Eroin hammadesinin Türkiye'ye çok kolay bir şekilde sokulduğu belirtilerek, süreç şöyle anlatılıyor: "Önce Sağlık Bakanlığı'nın İlaç ve Eczacılık Genel Müdürlüğü'ne ithal edeceğiniz asidin adını, miktarını ve nerede kullanacağınızı bildirir bir başvuru ile ithal izni talebinde bulunursunuz.

Ayrıca kendi adınıza getirmek zorunda da değilsiniz. Bir gariban bulup onun üzerine kuracağınız bir firma adına başvuruda bulunabileceğiniz gibi, bir ölünün adına düzenlenecek evrakla da izin alabilirsiniz. Başvuru evraklarınızın bulunduğu dosyanın içine 25 bin Mark koymayı unutmayacaksınız. Kolaylıkla ithal izin belgesini alırsınız.”

NAMIK ERDOĞAN SUSURLUKÇULAR’I RAHATSIZ ETMİŞ

10 Mayıs 1994 tarihinde kaçırılarak öldürülen Namık Erdoğan cinayetinde ismi geçen Haluk Kırcı (sağda) halen tutuklu.
aktifhabeR

***

Namık Erdoğan Sağlık Bakanlığı'nda teftiş kurulu başkan yardımcısıydı. Bakanlık'ta çeteler cirit atıyordu. Ambu­lanstan, ameliyat önlüğüne ve rönt­gen cihazına kadar iştah kabartan bü­tün ihaleler için birkaç şirket, bakanlığı baskı altında tutuyor, "bu büyük rantı başkalarına yedirmemeye" çalışıyorlardı.

Namık Erdoğan ihaleleri ve dış alımları in­celerken usulsüzlüklere rastladı. Bakanlığın birkaç çete artığınca dolandırıldığını fark etti. Mücadeleye girişti.

1994 yılı Mayıs ayının 9. günü bakanlığın arkasından arabayla kaçırıldı. Yaptığı denetle­melere ilişkin evrak çantası da elindeydi. Aile­si ayağa kalktı ancak o gün hiçbir haber alına­madı, ertesi gün de...

12 Mayıs'ta Namık Erdoğan'ı Kızılırmak Nehri'nin kenarında buldular. Çantası yanında yoktu, ama kafasında iki kurşun vardı.

Kamuoyu, bu "Kayıplar kentinin yakışık­lısını nice sonra, yeğeni Yılmaz Erdoğan'ın yazdığı bıçak tadında birkaç dize ile tanıdı:

"dokuzunda kayboldu mayıs'ın/cesedi bulundu/onikisinde...

kaçırıldığında da/kaybolduğunda da/ve ce­setken de/yakışıklıydı...

amcamdı..."



 

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !